Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve Lekelenmeme Hakkı, Yargı Reformu Strateji Belgesi

Yargı Reformu Strateji Belgesi yeni adli yılın 'temel ajandası ve yol haritası'  olacak.

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve Lekelenmeme Hakkı, Yargı Reformu Strateji Belgesi

Adalet Bakanı Gül hatırlar mı, bir yıldır benzer açıklamaları yapıyor.

Bakan Gül yeni yaptığı açıklamada, Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin yeni adli yılın 'temel ajandası ve yol haritası' olacağını söyledi.

Millete verdiğimiz sözü yerine getireceğiz dedi.

Güven veren adalet vurgusu yaptı.

 Hangi reformu, hangi düzenlemeyi yaparsak yapalım, adalet hizmetlerinde çıtayı yükseltecek olan hiç şüphesiz uygulamalardır, mahkemelerden çıkan kararlardır." Dedi ve sorumluluğu mahkemelerin, hakimlerin üzerine bıraktı.

Mahkemenin hakimi de, bu dosya ile size ceza veremeyiz ama  beraat verirsem benim başıma bir iş gelebilir, az bir ceza verelim, istinaf düzeltsin diyor.

Bu denklemi kim, nasıl çözecek?

Adalet Bakanı'nın "Adliyenin kapısı adalete açılan kapıdır. Bu kapıdan herkes memnuniyetle ayrılmalıdır. Adalet beklentisi karşılanmış, adalet ihtiyacı tatmin edilmiş bir toplum, hukukun üstünlüğünün de güvencesi ve bekçisi olacaktır" sözü karşısında şapka çıkarmamak mümkün değil.  

Gerçekten Türk yargısı bu seviyeye gelecek mi?

Gelecekse ne zaman?

"Bu vesileyle lekelenmeme hakkının korunmasına, adil kararların makul sürede verilmesine “ diye başlayan açıklamaları da heyacan verici buluyorum.

 

 

Peki lekelenmeme hakkı bizzat devlet kurumları, devlet görevlileri ve sorumsuz medya organları tarafından elinden alınanlar, tüm dünyada lekelenenler, ailesi perişan edilenler, iş hayatı sona erdirilenler, ailesi yıkılanlar, çocukları ıssız bağ evinde bir yıldır korku ve endişe içinde yaşayanlar, gözleri görmeyen, dünyada kimsesi olmayan, 2-3 yaşlarında iki  kız çocuğu ile birlikte  çaresizliğe, ölüme  terk edilen annelerin lekelenmeme hakkı nasıl korunacak?

Yaşanan dramlar nasıl telafi edilecek?

Gözleri görmeyen, dünyada kimsesi olmayan bir kadını ıssız bağ evinde iki küçük çocukla birlikte ölüme terk eden, lekelenme hakları elinden alınan, teröristin çocukları, teröristin eşi damgası vurulan masumların haklarını kim, nasıl ödeyecek?

Adalet Bakanı'nın bu süslü sözleri ettiği günlerde o eş ve çocuklar hala aynı durumlar…

Babaları başka bir ülkede, eş ve çocuklar başka bir ülkede ıssız bir bağ evinde, Türk adaletinin vereceği "adil" kararı bekliyor.

Yeni  adli yıl açılacak,  Yargı Reformu Strateji Belgesi yeni adli yılın 'temel ajandası ve yol haritası'  olacak.

Daha sonra Ekim’de TBMM açılacak. Yasal düzenleme yapılacak.

Ve adalet gelecek?

 

 

Issız bağ evinde ölüme terk edilen eş ve çocuklar, o güne kadar yaşarsa, başlarına bir iş gelmezse,  çocuklar üzerine sıcak çaydanlığı döküp kendini ikinci kez yakmazsa, adalet gelince aile bir araya gelecek.

Alın size adalet.

O gün gelene kadar, Karadeniz’in bir tarafından,  karşı tarafa bakıp duracaksınız.

Daha ne istiyorsunuz?

Erişilebilir, masumiyet karinesi ihlal edilmemiş, lekelenmeme hakkı elinden alınmamış adalet istemiyor muydunuz?

İşte burada.

Teşşekkürler Sayın Bakan…

Çok güzel iş çıkarıyorsunuz. Umarım tarih sizi, bu güzel ve süslü cümlelerinizle hatırlar.

 

YUSUF İNAN / ŞEHİTLER ÖLMEZ

www.sehitlerolmez.com