Ak Parti ve Erdoğan’ı bitirme projesi başarılı olmak üzere…

" Seçimden Sonra Ak Parti’ye FETÖ Operasyonu" (5 Haziran 2018)

Ak Parti ve Erdoğan’ı bitirme projesi başarılı olmak üzere…

Ak Parti, 15 Temmuz Hain Darbe Girişiminin zifiri karanlığında yapılan 16 Temmuz Nitelikli Darbesi’ni göremedi.

Uyarılar da işe yaramadı. Bu köşenin yazarı, bu günleri 5 Haziran 2018 tarihinde  " Seçimden Sonra Ak Parti’ye FETÖ Operasyonu"  başlığında bir köşe yazısı ile duyurdu. İktidarı uyandırmak için çok uğraştı. O yazıdan 1 ay, 1 hafta sonra dünya çapında iftira ve karalama kampanyasına maruz kaldı.

16 Temmuz Nitelikli Darbesi'nin arkasındaki karanlık güçler, Ak Parti Hükümeti’nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bilgilendirilmesini istemedi.

İtibarsızlaştırarak köşe yazısındaki bilgilerin Başkan Erdoğan'a ulaşması engellendi.

Bu süreçte neler oldu?

FETÖ ile uzaktan yakından ilgisi olmayan Ak Parti kurucularına ve Ak Parti tabanına FETÖ suçlaması ile operasyon yaptırıldı.

Ak Parti kurucuları yıllarca derdini kimseye anlatamadı.

Adı FETÖ Operasyonu, gerçekte, Ak Parti’ye FETÖ Operasyonu.

Gizli tanık adı altında "Osmanım" türü şahıslara 750 – 1500 kişilik listeler hazırlanarak imzalatıldı.

Sayı ne kadar çok olursa, Ak Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tabandan tepki o kadar çok olacaktı.

Savcı, dosyada tahrifat yaptı. İtiraz et kimse dinlemiyor. Yeni Asır diyorsun, Savcı Yeni Asya yazıyor. Banka hesabım diyorsun, mahkeme Bank Asya yazıyor.

Gizli bir el Adliyelerde Yargı’nın adil karar vermesi engelleyerek mağduriyetleri artırdı, Ak Parti’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tabandan tepki oluşmasını sağladı.

Yargılama dosyalarına sahte bylock bilgileri sokmaya kalkacak kadar ileri giderek, insanların isyan etmesini, Ak Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a düşman olmalarını sağladılar.

Mağduriyetleri o kadar çoğalttılar ki, Ak Parti Milletvekilleri sokağa çıkamaz hale geldi. Bunda da amaçları, milletvekillerinin Ak Parti’den kolay istifa etmesi için alt yapı oluşturmaktı.

Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu parti kuracak mış, kursun. 

Söyledikleri şey ne?

Ak Parti’nin kuruluş ilkelerine dönmek. 

Bundan başka bir şey söylemiyorlar. 

Ak Parti kurulan tuzağı geç farkettiği için yerel seçimlerde büyük oy kaybetti. Yenilenen İstanbul seçimleri, 16 Temmuz Nitelikli Darbesi’nin sonucudur. Seçim öncesi kimsenin tanımadığı genç ve tecrübesiz bir başkan adayı multi tecrübeli, Başbakan, TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ı geçti.

Büyük fark attı.

Peki neden?

Ekrem İmamoğlu Süperman mi?

Seçim konuşmalarını dinledik. Ortaya koyduğu ahım şahım bir projesi yoktu. İşte başkanlık dönemini de görüyoruz. 

Ne fark etti? 

Neyi gerçekleştirdi?

Esas işi 16 Temmuz’dan sonraki Nitelikli Darbeciler yaptı.

Bu süreçte takribi 600 bin  kişi hakkında işlem yapıldı.

300 binden fazla kişi kaçak.  Kadınlar, hamileler, çocuklu kadınlar, yaşlılar cezaevinde.

Aileler param parça. İnsanlar yargıda derdini anlatamadığı için çareyi kaçmakta buluyor. Cezaevine girdin mi, seni kimse dinlemiyor. Savcı, mahkeme suçladığı hiçbir şeyi ispat edemiyor. Sen masum olduğunu ispat et deniyor. İspatlasan da amaç adaletin tecellti etmesi olmadığı, Ak Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a düşman olman istendiği için süründürülüyorsun.

Mahkeme tahliye veriyor, savcının itirazıyla yeniden tutuklatılıyor.

Amaç, tepkinin dozunu artırmak,  vatandaşı Ak Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hatta devlete düşman etmek.

Kaba hesap 1 Milyon insan FETÖ soruşturmalarının muhatabı. Yakın akraba ile bu sayı 20 Milyon. Uzak akraba ile 40 Milyon insan demektir.

40 Milyon insanın canını yakan bir iktidarın erimemesi, cezaevi, mahkeme, adli kontrol, yurt dışı çıkış yasağı, işsizlik, fakirlik derken Ak Parti’ye, Başkan Erdoğan’a hatta devlete düşman olmaması mümkün mü?

16 Temmuz Nitelikli Darbesi’nin hedefi, sadece Ak Parti ve Başkan Erdoğan değil. Esas hedef Türk Milletinin aidiyet duygusunu zedelemek. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni zayıf düşürerek, Kürt Devletini kurdurmak, ülkeyi parçalamak.

Piar Anket şirketi bir anket  sonucu yayınladı.

Ak Parti 24 Temmuz’dan bu güne yaklaşık yüzde 10 daha oy kaybetmiş. Yüzde 31,9’a gerilemiş.

Üç beş ay önce kimsenin tanımadığı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde dünya lideri Recep Tayyip Erdoğan’a rakip olmuş.

Piar’ın anket sonucuna bakınız.

Ekrem İmamoğlu : %44,5

Recep Tayyip Erdoğan: %39,7

Kararsızlar : %15,8


Kemal Sunal gibi diyeyim. Bu da mı gol değil?

İşte Nitelikli Darbenin sonucu bu.

Türk Milleti, hiçbir devlet tecrübesi olmayan Ekrem İmamoğlu’na %44,5 oy ve destek verirken, dünya lideri Recep Tayyip Erdoğan’a %39,7 oy ve destek veriyor. Akla zarar bir şey.

Bu süreç bu şekilde devam ederse, anket sonuçları daha fazla değişecek.

17/25 Aralık kime yapıldı?

Bilal Erdoğan ve bakan çocuklarına. Bunun adı zehirli darbedir.

Arkasından 15 Temmuz Hain Darbe Girişimi, onun arkasından 16 Temmuz Nitelikli Darbe. Onun arkasından damat Hazine ve Maliye Bakanı  Berat Albayrak’a saldırılar. Onun arkasından Sümeyye Erdoğan’a saldırılar. Hızlarını alamamış olmalılar ki, şimdi de Emine Erdoğan’a saldırıyorlar.

Adım adım Başkan Erdoğan yalnızlaştırılmak isteniyor.

*

Dikkat çeken bir başka konu ise FETÖ Operasyonlarının Ak Parti Üst Yönetimi’ne yönlendirilmek istenmesi.

OdaTV’den Müyesser Yıldız, FETÖ'nün 2.  Adamı olduğu iddia edilen Şerif Ali Tekalan’ın HTS kayıtlarını mahkeme evrakından alarak yazdı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan tutun da birçok üst düzey Ak Parti yöneticinin ismini verdi.

*

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Körber Vakfı tarafından düzenlenen Berlin Dış Politika Forumu kapsamında düzenlenen bir oturuma (Conflict Zone) katıldı.

 

 

Sebastian, Kalın’ın “adil yargı süreci” ifadeleri üzerine ise “siz demokratik süreci mahvediyorsuz” eleştirisinde bulundu.

Sebastian ise buna yanıt olarak İbrahim Kalın’ın, FETÖ’nün yayın organı Zaman gazetesinin İngilizce yayınında (Today’s Zaman) çalıştığını hatırlatarak “Siz de cezalandırılabilirsiniz. Eskiden Gülenci gazete için çalışıyordunuz” dedi. 


İbrahim Kalın, FETÖ operasyonlarından önce, FETÖ'nün Today's Zaman gazetesinde yazarlık yapıyordu. Kalın, ABD'de iken de Gülen'i Georgetown Üniversitesi’nin 2009 yılında hazırladığı “en etkili 500 Müslüman” listesine 13. sıradan sokan kişiydi.

*

Aradan bir kaç gün geçmeden Cumhuriyet’ten Barış Terkoğlu İbrahim Kalın ile ilgili çok daha yıpratıcı bilgiler içeren bir köşe yazısı yazdı.

*

Twitter'dan Milli Savunma Bakanı Hulisi Akar’a yönelik, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yönelik FETÖ suçlamaları tesadüf olamaz.

*

 

Birileri Türkiye Cumhuriyeti Devletini bitirmek için sistemi kitlemeye çalışıyor. Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin hayata geçirilmesini istemiyor.

Şahıs suç işlemiş, cezasını çekmiş, tahliye edilmesi istenmiyor.

Böyle bir şey olabilir mi?

Amaç, Ak Parti’nin, Türk Milleti’nin  ve dünyanın gözünden iyice düşmesi.

Baraj altı kalması.

Hiçbir suçu olmayan bir insanı TERÖRİST ilan et, 11 ay cezaevinde yatır, 7 ay da yurtdışı yasağı koy.  Şahsı ailesinden, çocuklarından 18 ay ayır. Ailesi, işi çocukları heder olsun.  Bekle adalet gelecek de.

Millet canından bezsin, isyan etsin. Ak Parti’ye de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne de düşman olsun isteniyor.

Oyun ve nihai hedef bu.

 

YUSUF İNAN / ŞEHİTLER ÖLMEZ

www.sehitlerolmez.com