Ak Parti ve Recep Tayyip Erdoğan’a operasyonda ikinci perde…

Bu süreci, 05 Haziran 2018 tarihinde “Seçimden Sonra Ak Parti’ye FETÖ Operasyonu” başlıklı bir köşe yazısı ile Ak Parti üst yönetimine ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a duyurmak istemiştim.

Ak Parti ve Recep Tayyip Erdoğan’a operasyonda ikinci perde…

Ak Parti ve Erdoğan’ın etrafındaki demir halka kırıldı. Aile fertleri üzerinden başlatılan itibarsızlaştırma operasyonu hedefine ulaştı.

Ak Parti içindeki muhalif kesim çeşitlendirildi. Abdullah Gül, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu derken birçok duayen ismin de kopma aşamasına doğru sürüklendiği görülüyor.

Ülkücü camianın önemli isimleri, hem MHP’den, hem de Ak Parti içinde yeni liman arayışına girdi.

Selçuk Özdağ, Ak Parti’ye Ülkücüleri getiren isim. O da şimdi gemileri yakmış görünüyor.

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye’de ana akım medya tarafından sansürlenince, Ekrem İmamoğlu’na yapılan desteğin bir benzeri Davutoğlu’na da yapılarak, Financial Times üzerinden dünya gündemine taşındı.

Bu süreci, 05 Haziran 2018 tarihinde “Seçimden Sonra Ak Parti’ye FETÖ Operasyonu” başlıklı bir köşe yazısı ile Ak Parti üst yönetimine ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a duyurmak istemiştim.

Ak Parti üst yönetimi bu uyarıyı görmedi, Sayın Cumhurbaşkanı’nın etrafına sızmış yapılar da o mesajı duyurmamak, etkisizleştirmek için benim hakkımda akıl almaz itibarsızlaştırma operasyonları düzenledi.

13 ay önce yazdığım köşe yazısında bildirdiğim operasyonların hepsi bir bir gerçekleşti.

Ak Parti üst yönetimi ve Sayın Erdoğan’ın göstere göstere gelen operasyonlar konusunda önlem almayarak, seyretmesi şaşırtıcı.

Bu durumda çözülme kaçınılmaz.

Çözülmeyi tetikleyen, barajı patlatan sorun belli.

Sorunu ve çözümünü, Yargı Reformu Strateji Belgesinin içeriğinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisi tüm dünyaya açıkladı.

Derhal hayata geçirilmesi için talimat verdi.

Ama gerçekleşmedi.

TBMM tatile girdi.

Yargı Reformu bir başka bahara kaldı.

Yargı sistemindeki sıkışma, tatili zehir etmeye yetecek kadar güçlü.

Tüm oyunlar ve operasyonlar yargı sistemi üzerinden kurulmuş durumda.

Kirli ve çok güçlü bir ekip, Ak Parti’nin önemli isimlerini ve Erdoğan’ı yargılamak için pusuda bekliyor.

Siyasi kulislerdeki hareketlilik, Ak Parti’nin önemli adamlarının her birinin bir tarafa savrulması, kirli yapıların işlerini kolaylaştırıyor.

 

 

 

Yapılması gereken, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr Metin Feyzioğlu’nun da söylediği gibi Yargı Reformu’nu tüm maddeleriyle birlikte hayata geçirmek.

Hem de hiç zaman kaybetmeden.

Türkiye, hukuk ve özgürlükler noktasında normalleşmediği sürece, Ak Parti milletvekillerinin, il ve ilçe teşkilatlarının tabandan gelen baskılara dayanması mümkün değil.

Bu süreç bir ay daha uzarsa, Ak Parti teşkilatlarında ciddi bir istifa süreci başlayacak.

TBMM’de dengeler bir anda değişecek. Ak Parti bir anda güçsüz düşecek.

İşte o anda pusuda bekleyen kirli yapılar, Ak Parti’ye FETÖ Operasyonu için düğmeye basacaklar.

O saatten sonra direksiyonu toparlamak mümkün olmayacaktır.

Türkiye ve Ak Parti’nin bu süreci kolay ve zararsız atlatabilmesi için, radikal adımlar atması gerekiyor.

İlk önemli adım, Kurban Bayramı sonrası TBMM’nin acil toplanarak, Yargı Reformu’nun tüm maddelerinin sür'atle hayata geçirilmesi.

İkinci adım, seçim barajının düşürülmesi veya sıfırlanması.

Doğu Perinçek gibi yüzde bir, bir buçuk oy alan siyasi partilerin, TBMM’de temsil edilmemesi büyük eksiklik.

Herkes TBMM’ye girebilsin.

Siyasi Partiler yasasında yapılacak köklü bir değişiklikle, siyasi partilerin hazine yardımı alması ortadan kaldırılmalı, yardım miktarları ve harcamalar ABD’de olduğu gibi şeffaf ve denetime tabi olmalı.

TBMM’ye gerçek halk girmeli. Hiçbir düşünce dışarıda bırakılmamalı.

Barajın sıfırlanması veya düşürülmesi, bir takım marjinal partilerin hormonal büyümesinin de önüne geçecektir.

Sür'atle bir erken seçim sürecine girilmesi de taşları yerine oturtacaktır.

Aksi bir durum, ülkedeki gidişatın tehlikeli sulara, karanlığa doğru sürükleneceğini, bu sürecin önünün alınamayacağını gösteriyor.

Bir dönemin güçlü isimlerinden Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun konuşmaya başlaması da tesadüf olamaz.

 

YUSUF İNAN / BİLGE NEWS

www.bilgenews.com