Aytunç Erkin’den Operasyon Gazetecilerine Selam!

Gazeteci bir kurşun atıyor,  kimin kurşununu, kime ne için attığını, öldürdüğü adamı neden öldürdüğünü bilmiyor, hatta hiç mi hiç sorgulamıyor.

Aytunç Erkin’den Operasyon Gazetecilerine Selam!

Evet Türkiye’de esas operasyonlar medya üzerinden yapılıyor. Sadece o operasyonlardan zarar görenlerden ses çıkıyor. 

Ben soruyorum; 
Gazetecilerin meslek örgütleri nerede?

Neden gazetelerin ve gazetecilerin tetikçilik yaptığı, yargısız infaz yaptığı haberleri  mercek altına alarak bu konuda bir sistem geliştirmiyor?


Aytunç Erkin, Sözcü gazetesindeki köşe yazısında Ergenekon, Balyoz ve Odatv.com yargılamalarına vurgu yaparak operasyon gazeteciliği iddiasının altını doldurmaya çalışıyor.

Türkiye, henüz Ergenekon ve FETÖ’nün kim ve ne olduğunu, adını tam olarak  belirleyemedi.


Ergenekon yok, FETÖ var.
28 Şubat sürecini kim kurguladı?

O dönemde yaşananlar demokratik bir süreç diyemezsiniz herhalde.


Türkiye Ergenekon ve Balyoz operasyonları yaparken de birileri mağdur ediliyordu. Bu ülkede mağduriyetler hiç bitmiyor.


Ben FETÖ ve Ergenekon’u ikiz kardeş olarak görüyorum.  O süreçte yargılanan, cezaevlerinde yatan şahıslar kendilerini Ergenekoncu falan sanmasınlar. Ergenekon ve FETÖ gerçek anlamda her kimlerse, insan kullanma ve harcama sanatını çok iyi biliyor.


FETÖ, kendi kurguladığı haberleri hassas medyaya  hazır bir şekilde servis ediyordu.
O haberleri manşetlerine taşıyanlardan bir tanesi de Odatv.com idi.

Odatv, Ergenekon sürecinde mağdur olmamışmıydı? Neden kendisi böyle birçok olaya alet oldu?


FETÖ kurguluyor, haberi hazırlıyor ve rakiplerinin eline kılıcı verip düşman gördüklerini idam ettiriyordu.


O işler için kullanılan gazete ve gazetecilerin kendilerini sorgulaması gerekmiyor mu?


Bu haber bize hazır olarak geldi ama bunun hedefi kim, kim kimi bizim silahımızla vuruyor, sorgulaması ve o kumpaslara alet olmaması gerekmez miydi?


Herkes iğne kendine batınca bağırıyor.


Gazetecilik yapacaksanız, onun bunun elinde tetikçi olmayacaksınız.
Kaleminizi FETÖ’nün kontrolüne vermişsiniz haberiniz yok.


FETÖ derken gerçekte FETÖ kim onu da bilmiyoruz.


Gizli ve gizemli adamlar, kendilerince düşman gördüklerini  gün geliyor Ergenekoncu ilan ediyor, gün geliyor FETÖCÜ ilan ediyor.


Kimse de bu kumpasları kuran sözde gazetecileri sorgulamıyor.


En büyük sorun gazetecilerin meslek örgütleri. Bu örgütler görevini yapmadığı sürece gazetecilik mesleği  “Sözcü” olayında olduğu gibi itibar kaybetmeye devam edecek.


İtibar kaybeden sadece gazeteler ve gazetecilik olsa, ülke itibar kaybediyor,  kurumlar itibar kaybediyor. İnsanlarımız birbirine olan güvenini, sevgisini kaybediyor.


Gazeteci fitne üretir konuma düşüyor.


Koltuğunda oturup; DW, BBC, Sputnik, Euro News, The Independentturkish, Ergenekon ve FETÖ’nün vs. kurgulayıp hazır olarak sunduğu, e-posta adresine kadar, ofisine kadar dosya içinde teslim ettiklerini haber olarak yayımlıyor. (Biz de yabancı haber ajanslarından gelen haberlerden besleniyoruz.)


Bunun adına da gazetecilik deniyor.


Gazeteci bir kurşun atıyor,  kimin kurşununu, kime ne için attığını, öldürdüğü adamı neden öldürdüğünü bilmiyor, hatta hiç mi hiç sorgulamıyor.

Herkes kendisini sorgulamalı. 

Hazır haberlerle kimin ocağını, kim için söndürdüğünü düşünmeli.

Düşünmezse, bir gün sıra kendisine gelir.

İşte o zaman iş işten geçer.

 

YUSUF İNAN / ŞEHİTLER ÖLMEZ

www.sehitlerolmez.com