Bir babaya yapılabilecek en büyük işkence!

Bir babaya yapılabilecek en büyük işkence!

Düşünün bir ömür namuslu ve dürüst bir hayat için mücadele etmişsiniz. Namussuzlar yüzünden gazetenizi kapatmak zorunda kalmışsınız. Türkiye’ye adalet  ve özgürlük getirecek diye Ak Parti’nin kuruluşunda yer almışsınız.

Kaderin cilvesine bakın ki, kurucusu olduğunuz Ak Parti iktidarında soy kırıma uğramışsınız.

Yedi yıl önce  İzmir ve İstanbul Adliyesi'nde Adli Mobbing'e maruz kalmışsınız, hakkınızda onlarca soruşturma, onlarca dava açılmış, derdinizi  kurucusu olduğunuz Ak Parti'nin Adalet Bakan Yardımcısı'na bile anlatamamışsınız.

 “Adalete ve  Ak Parti'ye, Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a küsmüş” ülkeyi terk etmiş, başka bir ülkeye yerleşmişsiniz.

Kendinizi doğaya vermiş, evin önünde koyun kuzu otlatırken “terörist” damgası vurularak gözaltına alınmışsınız.

Üç gün sonra davul ve zurna ile Ukrayna’dan Türkiye’ye getirilmişsiniz.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın tarafından tüm dünyaya “FETÖ’nün üst düzey imamı”  olarak ilan edilmişsiniz.

 Anayasa'nın 38. maddesinde, “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz." Derken Anayasa çiğnenmiş. Masumiyet karinesi  ihlal edilmiş.

Türkiye’ye getirildiğiniz bir iki saat içinde birilerinin  T.C Devleti’ne ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a  KUMPAS kurduğu ortaya çıkmış.  Sizin çileniz bitmemiş, beşikteki çocukların çilesi bitmemiş. 

Suçlamalara dayanak bir tane kanıt olmadan 11 ay cezaevinde yatırılmışsınız.

Mahkeme 11 ay dayanabilmiş ve tahliye etmiş. 

Dosyada suç yok, sana ceza veremeyiz diyen mahkeme başkanı yurtdışı çıkış yasağı koymuş.

Bir iki haftaya istinaf düzeltir, hiç merak etme. Biz de zor durumdayız denilmiş.

 

 

Ukrayna’da arkanızda dünyada sizden başka kimsesi olmayan  HEM ÖKSÜZ, HEM YETİM bir eş ve iki çocuk bırakmışsınız.

Biri beşikte, diğeri  2 yaşında. Elif ve Ayşe.

Annelerinin gözleri de görmüyor. Ameliyat olması gerekiyor, yaptıramıyorsunuz.

Çocukların annesi üzüntüden 1.5 ay yemek yemediği için, kalp ve böbrek hastası olmuş.

Siz tahliye ediliyorsunuz ama çocuklarınızın yanına, evinize gitmeniz engelleniyor.

Çocuklar  sizi unutmuş. Eşiniz dünyaya küsmüş. Siz istinafın dosyaya hemen bakıp yurtdışı çıkış yasağını kaldıracağını düşünüyor ve bekliyorsunuz.

Birileri talimat veriyor. Aman ha yurtdışı çıkış yasağı kalkmasın. Dosya sürüncemede kalsın. Yusuf İnan evine, çocuklarına dönemesin.

Vicdana bakın!

Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında 1 . Yargı Reform Paketi TBMM’den geçmiş.

Gazetecilik suç değil demiş. Zaten suç değildi.

Cumhurbaşkanı yasayı onaylamış. Buna rağmen dosyada işlem yapılmamış. 

Eşiniz ve çocuklarınız Ukrayna’da siz Türkiye’de…

Böyle bir acıyı hayal edebilen var mı?

 

24 Şubat 2020'de Ukrayna’da büyük bir fırtına oldu.

 

*

 

Şehir dışında bir evimiz vardı. Fırtınada evin çatısı uçtu. Kışta, soğukta çocuklar çatısız evde üzerlerine yağmur yağarak hayata tutunmaya çalıştı. 

Avukatımız İstinaf Mahkemesine dilekçe yazdı.

Hiçbir yasal dayanağı olmayan yurtdışı  çıkış yasağının kaldırılmasını istedi. Aile perişan dedi. Gözleri görmeyen bir anne iki küçük çocukla çatısı uçmuş bir evde yaşam mücadelesi veriyor dedi “imdat” çığlıkları attı.

İstinaf mahkemesi  imdat çığlıklarını duymadı, dilekçeye  işlem yapmadı.

İşkenceyi, acıyı hissedebilen var mı?

Tüm bunların üstüne bir de Koronavirüs salgını çıktı.

 

 

Ev şehir dışında. Dolmuş ulaşımı dışında başka bir ulaşım imkanı yok. Şimdi dolmuşlar da çalışmıyor.

Çocuklara süt, ekmek alınacak, alacak kimse yok. 

Odun kırılacak, kıracak kimse yok.

Yürüyerek veya başka bir yolla şehire gidip ekmek, süt almak istese, tüm marketler kapalı. Açık olanların önünde yüzlerce kişilik kuyruk.

Bu şartlarda, Yusuf İnan’ın yerinde siz olsanız, ne yapardınız?

Çocukların babası kendi ülkesinde esir. Çocuklar, açlığa, ölüme terk edilmiş durumda.

Uzun zamandır düşünüyorum;

“Biz, Ak Parti’yi yedi düveli karşımıza alıp, bu acıları yaşayalım diye mi kurmuştuk?” 

???

Aradan 21 ay geçmiş. 

Bir anne, iki küçük çocukla ıssız  bağ evinde, başka bir ülkede hala  ölüme terk ediliyor.

Şimdi 2. Yargı Reform Paketi ve İnfaz düzenlemesi yapacaklar mış!

Suçu olmayan bir gazeteciyi, Ak Parti kurucusu bir gazeteciyi, 21 Yıldır Şehit Ailelerinin haklarını savunan SehitlerOlmez.com sitesinin kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni’ni ve ailesini perişan etmişsiniz.

1. Yargı Reform Paketi olmadı, bir de 2. Yargı Reform Paketi’ni deneyelim. Olmadı infaz düzenlemesi yaparız.

Ne yaparsanız yapın. 

Beşikteki Ayşe bebeğin vücudundaki yanıkları, annesinin yüreğindeki acıları gideremezsiniz.

Gerçekten ahirete ve mahşer gününe inanıyorsanız, orada kime ne söyleyeceksiniz merak ediyorum.

 

YUSUF İNAN / ŞEHİTLER ÖLMEZ

www.sehitlerolmez.com

Twitter@Yusufinan2023

İnstigramyusufinan2023