Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üzerindeki yük neden ağırlaşıyor?

Fatih Altaylı, örnek olarak da Sayın Cumhurbaşkanı’nın uçağına aldığı gazetecileri öne sürdü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üzerindeki yük neden ağırlaşıyor?

Bülent Arınç Erdoğan’ın taşıdığı yükün altında ezildiğine, yıprandığına vurgu yaparak “Yumurta gibi delikanlı bakın ne hale geldi?” demişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldığı Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün açılış töreninde, ‘ Asıl sorumluluğumuz FETÖ’yü doğuran ve besleyen ekosistemi yok etmek. Bunun yolu ehliyet ve liyakate dayalı sistemi inşa etmekten geçiyor’ demişti.

Habertürk yazarı Fatih Altaylı liyakat açıklamasına vurgu yaparak, Türkiye’de böyle bir şeyin mümkün olmadığını yazdı. Örnek olarak da Sayın Cumhurbaşkanı’nın uçağına aldığı gazetecileri öne sürdü.

Böyle bir yazı yazmak, “beni de uçağa alın, beni de toplantılarınıza davet edin” anlamına geleceği için, Fatih Altaylı diyor ki; Vallahi de istemem, billahi de istemem..

Fatih Altaylı’yı tanıyanlar “Vallahi de istemem, billahi de istemem” sözünün gerçek ve samimi olduğunu bilir (!)

Altaylı, o yazısında bir gerçeğe daha dikkat çekerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a etrafınızda “ehliyet ve liyakat” sahibi insan yok demek istiyor.

Hani atalarımız “Alet işler el öğünür” derdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerine aldığı yükün altında eziliyorsa, ekibi “Ehliyet ve Liyakat” sahibi değildir.

Külliye’nin içindeki kadro, Erdoğan’ı yukarı çekmesi gerekirken, ağırlık yapıyorsa; Cumhurbaşkanı Erdoğan, üzerine aldığı görev ve mes'uliyetin altında ezilir, yıpranır.

Etrafındaki kadro, Cumhurbaşkanını yanıltıyor sa, küresel anlamda zor duruma düşürüyorsa, “Ehliyet ve Liyakat” konusunu derinlemesine düşünmek gerekir.

Etrafındaki kadro, Cumhurbaşkanını yukarı çekemediği gibi, halk ile arasını açıyorsa, Cumhurbaşkanlığı makamının nüfuzunu kullanarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sevenlerini ezdiriyorlar sa, “Ehliyet ve Liyakat” konusunu acil olarak sisteme entegre etmek gerekir.

Bu sefer de daha başka bir sorun ortaya çıkıyor. “Ehliyet ve Liyakat” sahibi insanlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önünde takla atıp hokkabazlık yapamaz, kendilerini nasıl gösterecekler?

“Ehliyet ve Liyakat” sahibi insanlar “olmuş ekin başakları” gibidir. Onları tanımak ve bilmek o kadar kolay değildir.

Ayrıca “Ehliyet ve Liyakat” sahibi insanlar, kendilerinin “Ehliyet ve Liyakat” sahibi olduklarına önce kendileri inanmaz. Alabildiğine mütevazidirler.

O nedenle “Ehliyet ve Liyakat” sahibi insanların, , devlette, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın etrafında, Külliye’de kökleşmesi kolay değildir.

Tüm dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de doğru söyleyen dokuz köyden kovuluyor. Cumhurbaşkanı ehliyet ve liyakat sahibi Doğrucu Davutlara tahammül edebilir mi?

Dalkavuklar sürüsü, Ehliyet ve Liyakat sahibi insanları yaşatır mı?

Koskoca makamlara oturmuş insanlar var. Bir bakıyorsunuz adamın hakkında CIA ilişkisi olduğuna dair belgeler ortaya saçılıyor.

Bir bakıyorsunuz Fethullah Gülen’in dizinin dibinden yıllarca ayrılmadığını öğreniyorsunuz.

Bu kişiler Cumhurbaşkanına her an ulaşırken, “Ehliyet ve Liyakat” sahibi insanlara da, “FETÖ’nün Üst Düzey İmamı” yaftası yapıştırıyorlar.

Cumhurbaşkanı “Ehliyet ve Liyakat” sahibi insan talebinde hala ısrarcı mı?

Israrcı ise, “Ehliyet ve Liyakat” sahibi insanlar akıl almaz karalamaların, entrikaların karşısında nasıl dayanacak?

Sayın Cumhurbaşkanı “Ehliyet ve Liyakat” sahibi insanları dalkavukların, vatan hainlerinin iftiralarından koruyabilecek mi?

 

YUSUF İNAN / BİLGE NEWS

www.bilgenews.com