Erdoğan’ı Buckingham Sarayı'nda bir Türk karşıladı.

Erdoğan'ı Osmanlı’nın Dahiliye Nazırı Ali Kemal’in torunu İngiltere Başbakanı Boris Johnson  karşıladı

Erdoğan’ı Buckingham Sarayı'nda bir Türk karşıladı.


Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nı Buckingham Sarayı'nda Osmanlı’nın Dahiliye Nazırı Ali Kemal’in torunu İngiltere Başbakanı Boris Johnson  karşılıyor.

Doğrusu garip bir duygu.

İngiltere gibi dünya siyasetini idare eden bir ülkenin başbakanı, bir Türk’ün torunu. İngiltere Başbakanı’nın Türk kökenli olması Türkiye için bir anlam ifade ediyor mu, bilmiyoruz. Türkiye’ye somut bir fayda söz konusu mu onu da bilmiyoruz.

Biz Türkler duygusal olduğumuz için böyle bir fotoğraf karesinden mutlu oluyoruz.

 

Almanya’nın efsanevi eski başbakanı Helmut Kohl’ün gelini de bir Türk idi. O günleri  iyi hatırlıyorum. Türkiye’de ilginç bir mutluluk hali olmuştu.

Kohl miras paylaşımında Türk gelini Elif Sözen’den olan torunu Leyla’ya 100 bin Euro miras bırakmıştı.

Almanya denilince bir zamanlar yatak yorgan satarak çalışmaya gittiğimiz günleri hatırladım. 12 Eylül 1980 ihtilalinde ülkeyi terkeden, Almanya’ya sığınanların anlattıkları hayalimde canlandı.

Almanya Türkiye’nin ikinci vatanı gibi. Şimdi de binlerce insan akın akın Almanya’ya gidiyor.

Almanya’da nüfus eksiye gidiyor. O nedenle Almanya kalifiye eleman arıyışına girdi. Yasal düzenleme yaptı. çalışmak için gelenlere 6 aylık turist vizesi vermeye başladı. Bu sürede iş bulursan kalıp çalışabiliyorsun. Genel olarak da bulunuyor.

Geçtiğimiz aylarda Bilgisayar ve Yazılım Mühendisi arıyordu. Şimdi de Makine Mühendisi arıyor.
Almanya’yı ilginç yapan bir diğer özellik de diğer Avrupa ülkelerinden ve ABD’den birçok şirketin Almanya’da ofis açması.

Ukraynalılar da Almanya’ya çalışmak için gidiyor.

Alman şirketlerinde çalışan nitelikli elemanların önemli bölümü Ukrayna vatandaşı. Alman şirketler Ukrayna’yı önemsiyor. Bir çok Alman şirketi Ukrayna’da ofis açarak Ukrayna’nın nitelikli elemanlarını Ukrayna ofisinde istihdam ediyor.

Almanya’da bir Bilgisayar Mühendisi ŞİRKETE aylık 10 bin euro’ya mal olurken, Ukrayna’da aynı personele 2 bin euro ödüyor.

2 bin euro Ukrayna gibi bir ülkede iyi para. Ukraynalılar için de cazip.

Ukraynalı gençler ülkedeki ekonomik ve sosyal şartların yetersizliği nedeniyle çalışmak için Avrupa ülkelerine gidiyor. Ukrayna vatandaşları tüm Avrupa ülkelerine vizesiz gidiyor.

Pratik zekalı bir milletiz. Ne yazık ki, bu özelliğimizi avantaja dönüştüremiyoruz.

Türkiye’de KHK’lı işsizler ordusu var. Mecliste, sokakta, siyasi kulislerde herkes bunu konuşuyor.
Almanya da nitelikli eleman arıyor. Neden pasaport sorunlarını giderip insanların önünü açmıyoruz ki?
İnsanlar gitsin, yurtdışında çalışsın, hayatını kazansın. Kazandığı parayı uzaya götürecek hali yok. İlla ki Türkiye’ye getirecek.
Açın işsizlerin önünü, ülke ekonomisine katkıları olsun.

Ülkedeki sitres boşalsın.

Mahkemeler iyi alıştı. Yurt dışı yasağı koydum diyor. Onlar için o kadar basit bir olay ki.

 

 

Ünlü Gazeteci Hasan Cemal ailesiyle birlikte yurtdışına, Berlin'e giderken polis pasaportuna el koydu.Bu durum tüm dünyaya kötü  reklam oldu.

Sonra nedenini öğrendik ki, Kürt sorunu üzerine kaleme aldığı yazıları nedeniyle 3 ay 22 gün infazı bulunan ve cezası ertelenen Hasan Cemal ‘in yurtdışına çıkışına izin verilmemiş.

Hasan Cemal ve T24’ün avukatı Fikret İlkiz, İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurarak, yurtdışına çıkış yasağını içeren adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını istemiş.

Başvuruyu inceleyen İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi yurt dışı yasağını kaldırdı.

Bu şekilde binlerce dosya var. Binlerce insan benzer konumda. Onlar da yurtdışına çıkamıyorken, Hasan Cemal’in yurt dışı yasağı nasıl kaldırıldı? Diğerlerinin yurt dışı yasağı neden devam ediyor?

Adalet Bakanlığı Hasan Cemal için araya mı girdi, talimat mı verdi?

Hasan Cemal yurt dışı yasağının kaldırılmasında emeği geçenlere teşekkür etti.
Kim o emeği geçenler?
Hasan Cemal’e özel  yurt dışı yasağı kaldırılıyor. Binlerce benzer konumda ceza alanlar, İstinaf,  Yargıtay bekleyenler yurt dışına çıkamıyor.

Ailesi yurtdışında yaşayan insanlar da Hasan Cemal benzeri bir konumda olmasına rağmen, yurtdışındaki evine, ocağına, eşine, çocuklarına gidemiyor.

Adalet Bakanı Abdülahmit Gül,  konuşurken çok güzel konuşuyor. Yargı bağımsız diyor. Hızlı ve erişilebilir, güven veren adalet diyor. Masumiyet karinesi diyor. Lekelenmeme hakkı diyor. Herkese eşit adalet diyor.

Hasan Cemal'in yurt dışı yasağı kaldırılıyor. Benzer konumdaki binlerce insanın yurt dışı yasağı kaldırılmadığı gibi pasaportları da iptal edilmiş durumda.

Sayın Bakan, bu durum çifte standart değil mi?

Hak ise, herkese eşit verilmeli. Değilse, Hasan Cemal'e de verilmemeli.

Not: (Bu konunun Hasan Cemal'in şahsıyla ilgisi yoktur. Hasan Cemal olayı  örneklik teşkil ettiği için  yazıldı. )

YUSUF İNAN / ŞEHİTLER ÖLMEZ

www.sehitlerolmez.com