Türkiye’ye diz çöktürme planı

Sizce Türkiye'yi Temel Karamollaoğlu ile Kılıçdaroğlu kurtarabilir mi?

Türkiye’ye diz çöktürme planı

Türkiye ve dünya gündemi o kadar karışık ki, ne olup bittiğini, ne olup biteceğini kestirmek güç.

Türkiye  Cumhuriyeti Devletini yöneten Ak Parti Hükümeti ve Başkan Erdoğan’ın arkasındaki güç her geçen gün azalıyor.

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın partiden istifası sonrasında  yaşananlar   gerçek anlamda okunamıyor.

Gizemli güçler, Türkiye’nin en güçlü siyasi partisi Ak Parti’yi masa başında  Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak  ile Başkan Erdoğan’ın oğlu  Bilal Erdoğan arasında yarı yarıya pay etmek istiyorlar.

Ellerindeki zehirli oklarla birinden birini  Ak Parti’den koparmak, Ak Parti’yi komaya sokmak istiyorlar.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu üzerinden yapılan hamle Başkan Erdoğan’ın müdahalesi ile derin dondurucuya kaldırıldı.

Bu hamlenin başarısız olduğunu gören kirli güçler, bu sefer zehirli kılıcı  gövdeye vurdu. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ile Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ı karşı karşıya getirdi.

Medyada yer alan Pelikancı kavgasının arkasındaki  plan,  Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve Numan Kurtulmuş ekibinin istifasına yönelik bir hamle olduğu aşikar.

Eğer bu plan başarıya ulaşamazsa, Berat Albayrak’ın  Ak Parti’den güçlü bir ekip ile birlikte  ayrılması hedefleniyor.

Bu plan da  ABD Başkanı Trump’ın etkisini de gözardı etmemek gerekir.

Abdurrahman Dilipak,  son günlerde çok şey söylüyor, çok şey yazıyor. Anlaşılıyor mu, bilmiyorum. Dilipak’ın verdiği mesajlar hedefe ulaşıyor mu, o da meçhul.

Başkan Erdoğan siyasetin mahalle mektebinden yetişmiş bir siyaset dehası. Rusya üzerinden AB ve Amerika’yı durdurmayı başarmış bir siyasetçi.

Temel Karamollaoğlu üzerinden yaptığı hamle yerinde ancak yetersiz.

 Financial Times’dan sonra Reuters üzerinden verilen mesajların arkasında ciddi bir plan olduğu açık.

Reuters'da adını vermek istemeyen bir AKP’linin  iddiası veya Reuters’in kendi beklentisi veya arzusu bir analiz yayınlandı.

O analizde;

“AKP'nin üye sayısı son bir yılda 840 bin azaldı. Yeni bir parti kurulduğunda ise daha fazla ve kritik isimlerin istifası bekleniyor.” Denildi.

Bu beklentinin gerçek olması için itici veya çekici bir güç gerekiyor. Davutoğlu ve Babacan’ın kuracakları partiler iddia edildiği gibi bir çekim gücüne sahip görünmüyor.

O zaman üst düzey, kritik isimlerin istifaları nasıl başlayacak?

İşte işin sırrı, püf noktası burası.

Bu sürecin başlaması ve hızlanması, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ve  İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in de sık sık dile getirdiği FETÖ’nün siyasi ayağına yapılacak bir operasyon ile olabilir mi?

 

-İstanbul’da deprem var.

-MHP ve İYİ Parti, Ülkücü kardeşler birbiriyle kabadayı ağzıyla kavga ediyor.

-Ak Parti  üçe bölündü. Şimdi bir kez daha bölmek istiyorlar.

-Türkiye'de  insanlar cinnet geçirip en yakınlarını öldürüyor.

-Bir milletvekilinin evindeki intihar vakası üzerinden Ak Parti’ye kadınlar eliyle darbe vurulmak isteniyor.

-İsrail, Rusya, ABD ve AB ülkeleri bir Kürt Devleti kurup meşrulaştırmak istiyor. 

-Kırım’ı Rusya ilhak etti. (Ukrayna'ya bağlı bir yarımada olan Kırım, 18 Mart 2014'te Rusya tarafından ilhak edildi)

-Kıbrıs’ı da, Kırım’a benzetmek için uygun zaman bekleniyor.

-Hatay’ın nüfus hareketleri tehlikeli boyutlara ulaştı.

-Ak Parti Hükümeti ve Başkan Erdoğan Mayıs ayında dünyaya açıkladığı Yargı Reformu Strateji Belgesini hala hayata geçiremedi.

-Birinci paket, ikinci paket derken Türkiye diz çökecek hale getiriliyor.

-Siyasi arenada başı esende olan, Saadet Partisi / Temel Karamollaoğlu ile CHP / Kemal Kılıçdaroğlu.

 

Sizce Türkiye'yi Temel Karamollaoğlu ile Kılıçdaroğlu kurtarabilir mi?

Veya Türkiye, Karar yazarı Taha Akyol'un işaret  ettiği noktaya mı sürükleniyor?

 

YUSUF İNAN / ŞEHİTLER ÖLMEZ

www.sehitlerolmez.om